Depresyonda Olan Kişinin Gözünden


Bu hayata niye geldim ki ben, her şey bu kadar kötü gidiyorken, insanlar benim aksime bu kadar mutluyken, benim mutsuz olmam… Bu adalet mi cidden? Eğer adalet buysa, batsın be böyle adalet! Anlamıyorum abi ya, anlamıyorum, bir insanın hayatında hiç bir şey iyi gitmez mi? Bir insanın hayatında hiç mi güzel şeyler olmaz? Bakıyorum etrafıma, herkesin elini tutabildiği bir sevdiği var, herkesin yüzü gülüyor, insanlar birbirlerine değer veriyor, birlikte vakit geçiyorlar; bir de bana bak! Çevremde dertleşebileceğim bir arkadaşım bile yok! Sabah akşam yalnızım, ben istemez miydim arkadaşlarımın olmasını? Ama ne arayan var ne soran, insanlar birbirlerini bir şeyler yapmak için bir yerlere davet ediyorlar, plan yapıyorlar. Benimse davet edebilecek hiç kimse yok yanımda. Dışarı çıksam, tek başıma ne yapacağım? Bir kafeye otursam, tek başıma oturamam, insanların benim hakkımda “yalnız galiba!” diye düşünmesindense dışarı adımımı atmam daha iyi. İnsanların diline düşmek gibi bir derdim yok!

Ya benim dostum olmaması aslında çok normal değil mi? İnsanlar benim gibi biriyle neden dost olsun abi? Ben olsam ben de kendimle arkadaşlık kurmam. Ne uyumlu biriyim, ne sosyal biriyim, şuna bak! Ben de diğer insanlar gibi uyumlu olsam, sosyal çevrem olsa ne olurdu ki? Ama yok ya, tüm bunlar reva bana. Ne zaman bir işi becerdim ki ben? Önceden ne güzel arkadaşlarım vardı, kim bilir ne yaptım da her biri birer birer uzaklaştı benden. Ah bir bilsem! Hemen kendimi düzeltmeye çalışırdım ama bilmiyorum, ben neden böyleyim, insanlara ne yaptım bilmiyorum! İşte bu yüzden kendime kızmakta haklıyım! Boşu boşuna kızmıyorum ki abi ben kendime, var yani bir bildiğim.

The Youth Project
                                                                               
Eskiden bir sürü insan vardı etrafımda, ne güzeldi o zamanlar. Okulda/işyerinde kim görse selam veriyordu. İnsanlarla muhabbetim vardı, ama bir de bugüne bak! Yok ya, valla yok, bilmiyorum, lanet olsun bilmekte istemiyorum! Şu süreçte tek kazancım kendime düşman olmak, başka hiçbir kazancım yok! İnsanlar yüzünden kendime düşman oldum, kendimi sevemiyorum artık, sırf insanlar beni sevmiyor diye. Ama sevmiyorlarsa, vardır bir bildikleri, yoksa kimse kimseden durup dururken uzaklaşmaz. Ah bir bilseydim ne eksiğim olduğunu, hemen düzeltmeye çalışırdım. Sabahtan akşama kadar evdeyim, sıkıntıdan patlıyorum ve bir türlü mutlu olamıyorum. Kaç para lan bir mutluluk!

Geleceğimi düşünüyorum da, ben hayatımda hiç bir şeyi bu kadar karanlık görmemiştim. Okuyorum/çalışıyorum ve gelecekte ne yapmak istediğime dair en ufak bir fikrim yok. Fikrim olsa yine iyi, gelecekte bir baltaya sap olamayacağıma adım gibi eminim. Sebebini bilmiyorum, sadece böyle hissediyorum ve hislerim doğrudur benim. Eğer geleceğim karanlık diyorsam, karanlıktır, alternatifi yoktur bu işin! Hem kendimi biliyorum ben, ne yapacağım ki, nasıl kendimi geliştirip kariyerimi yükselteceğim. Yapamam ben, kendimi tanıyorum. Birçok insanda önceden diyordu zaten, “sen bunu nasıl yapacaksın, maddiyatı nasıl halledeceksin, yapamazsın, hem orada burada tanıdığın var mı?”. Haklılar! Ne yüksek bir yerde tanıdığım var, ne de maddi anlamda elim bol. Çıkmazdayım resmen, yaşamak için elimde hiçbir sebep yok, sahiden niye yaşıyorum ki ben bu hayatı. Bak insanlar hayatlarına mis gibi devam ediyorlar, ne dertleri var ne gamları, bir de bana bak, mutlu olduğum bir an yok lan resmen! Belki de mutlu olmayı bilmiyorum, elimdekilere şükretmeyi bilmiyorum. Bu yüzden mutsuzumdur belki de. Ama şükredecek neyim var ki, hiçbir istediğim olmuyor, kimse bana yardım etmiyor ve elimi attığım dal kuruyor. Yalnızlığa terk edildim resmen!

Berkeley News
                                                                                       
Aslında kendimi öldürsem, insanlara bir ders olurdu. Beni yalnız bırakmanın cezasını çektirirdim onlara, tüm beni tanıyanlara! Arkamdan ağlar, acı çekerlerdi, işte o zaman beni asla unutamazlardı ve beni terk ettiklerine pişman olurlardı. Yapsam mı lan böyle bir şey? Eğer yaparsam insanlar sabah akşam beni konuşur ve beni hatırlarlar. Bilmiyorum ya, aslında olabilir. Ama şöyle bir sorun var, nasıl öldürebilirim ki kendimi? Şahsen acı çekmeden ölmek isterim, ama acı çekmeden de ölmek, bilmiyorum ya, ne kadar kolay olabilir. Ölmenin nasıl bir his olduğunu bilmiyorum ve açıkçası korkmuyorum da diyemem. Keşke ötenazi serbest olsaydı, gider acı çekmeden mis gibi ölürdüm. Yaşamak için bir sebebim de yok zaten, beni burada tutan ne olabilir ki? Ama ötenazi yasak ve yurt dışına gidip bunu orada yapmak gibi bir şansım da yok. Bilmiyorum ya, eğer bu olsaydı insanlara büyük bir şok yaşatırdım, bundan eminim lakin bunun olması imkansız. E ben kendi canıma da kıyamam ki, korkarım olum ben, kolay mı öyle kendini öldürmek. Tamam her şeyden, herkesten nefret ediyorum ama, bunu yapamam yani, korkarım. Bunun yerine ecelimi beklemek daha iyidir.


Yorumlar

  1. Böyle düşünen biri intihar etse bir hafta sonra unutulur diye tahmin ediyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ölüm o zaman gerçekleşmez mi zaten? Unutulunca...

      Sil

Yorum Gönderme

Kıymetli yorumlarınız bizim için önemlidir. Bize ulaştırdığınız her öneri ve görüşü, eleştiriyi dikkate alıyor ve değerlendiriyoruz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

ORTADOĞU - SURİYE

Evrimi Öğrenmek İçin Başvurabileceğiniz Kaynaklar

Evrim Hakkında Kafa Karıştıran Sorular-2

Özsaygı Ve İnsanın Kendisini Tanıması