ORTADOĞU - SURİYE

Suriye'de iç savaş neden başladı? Beşşar Esed neden kendi halkını bombalıyor?

Konuya 15 Mart 2011’den bu yana bilinen 50’ye yakın devlet ve grubun içinde bulunduğu bu Suriye iç savaşının nasıl ve neden ortaya çıktığı ile başlamak istiyorum.


İç savaş başlamasının en büyük sebepleri arasında Suriye halkının; ülkelerindeki yüksek işsizlik rakamları, yolsuzluk, siyasi özgürlüğün kısıtlanması ve 2000 yılından beri ülkeyi yöneten Beşşar Esad'tan duyulan memnuniyetsizlik ve şikayet bulunuyordu.

Takvimler Mart 2011’i gösterdiğinde, Arap Baharı'nda etkilenen demokrasi yanlısı bir grup, Esad hükümetine karşı gösterilere başladı. Güvenlik güçlerinin göstericilere müdahalesi ve ülke çapında Beşşar Esad'ın istifa etmesi için birtakım protestoların patlak vermesi, şuanda içinde bulunulan iç savaşın fitilini ateşlemeye yetmişti.

Giderek destek gören ve ülke geneline yayılan bu protestolar, hükümetin katı yasalar uygulamasına sebebiyet verdi. Bu baskılara karşı silahlanan protestocu gruplar, bazı bölgeleri kontrolleri altına almaya başladı. Esad hükümeti, yaşanan bu olayları dış güçlerin oyunu olarak ve protestocuları da terörist olarak tanımladı.

Ve zamanla daha da çok yaygınlaşan bu protestolar Suriye'de muhalifler ve Esad hükümeti arasında bir iç savaşa dönüştü.

Fakat bu durum uzun sürmedi. Farklı menfaatler peşinde olan bazı devletler (İran, Rusya, Suudi Arabistan, ABD vb.) de işin içine girince, kimin kime karşı savaştığı belli olmayan bir karışıklık haline geldi.

Yıllardır Suriye'deki iç savaş neden bitmiyor?

Küresel otorite haline gelen ülkelerin savaşın devam etmesi için sağladığı destek, Suriye'yi, birçok ülkenin üzerinde savaştığı bir ring alanına çevirdi.

Tabi ki bu savaşın yıllarca uzamasının tek sebebi değil. Sünni ve Şiiler arasında yüzlerce yıldır süre gelen mezhep çatışmalarını da bir diğer sebep olarak görebiliriz.

Bölgede ABD ve Rusya tarafından desteklenen DEAŞ ve PYD gibi terör örgütlerinin bulunması, buna karşı Lübnan, Irak, Afganistan ve Yemen gibi ülkelerden de Suriye Ordusu safında savaşmak için gelmeleri de bir sebep...

Peki Suriye’yi bu kadar önemli yapan ne? Dünya güçleri, Türkiye de dahil birçok devlet, Suriye’den ne istiyor?

Suriye’deki çıkarlar hangi ülke üzerinden konuştuğumuza göre değişir. Sonuçta her devlet kendi menfaatini düşünür ve ilgilendiği konular farklıdır.

Örneğin Rusya’nın Tartus kenti limanındaki deniz üssü onlara, değişik jeopolitik nedenlerle Doğu Akdeniz’de tutunabilecekleri bir yer sağlamıştı. Çünkü Karadeniz’den gelen gemiler Boğazlardan ve Doğu Akdeniz’den geçmek zorunda. Bu nedenle Süveyş Kanalı da Türk Boğazları gibi önemli bir nokta. Dolayısıyla, bu bölgede üstünlük sağlayabilecekleri Tartus’taki üsün Ruslar için ciddi bir stratejik önemi vardır. Ancak, bölgeye tek ilgi gösteren Ruslar değil. Çünkü Suriye, Akdeniz’e erişim ve Akdeniz petrolleri için gerçekten önemli bir bölgede bulunuyor.

Petrol demişken; Suriye’deki yönetim, çevresindeki petrol üreten İran’ın güvenliğini de yakından ilgilendiriyor. Irak ve Suriye, İran’ın Akdeniz’e ulaşmasına karşı bir bariyer görevi yapıyor. Bu sebeple İran’ın bölgedeki varlığının güçlenmesi kimsenin hoşuna gitmez.

Zamanla ortaya diğer bazı önemli etkenler de çıktı. Örneğin, Doğu Akdeniz’de doğalgaz bulunması Suriye’nin önemini artırdı. Ve eğer İsrail gazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya gönderilecekse -ki bu yüksek bir ihtimal- muhtemelen boruların Suriye’nin hakimiyet bölgesinden geçmesi gerekecek.

Bir diğer ülke ise Türkiye. PKK’nın kuzey Suriye’de kontrol altında tuttuğu alanı genişletmesinden duyulan endişe, IŞİD saldırılarını ortadan kaldırmak, sınır güvenliğini sağlamak ve Suriye’deki konumunu güçlendirmek maksadıyla çok fonksiyonlu bir politika izleyerek Orta Doğuda’ki etkinliğini arttırmak istiyor.

ABD de Suriye’de kalmakla eskisi gibi süper güç konumuna dönmeye çalışan Rusya’nın, bölgedeki varlığını güçlendirme çabasını durdurmaya çalışıyor. Bölgede Rus kontrolü arttığı taktirde, bu Batı dünyası için büyük bir güvenlik sorununa dönüşür. Diğer yandan da İsrail’in bölgedeki güvenliği Amerika’nın yakın ilgi duyduğu alanlardan biri.

ABD’nin bölgedeki petrol ve doğalgazın üretimi ve sevkiyatının başka ülkelerin eline geçmemesi gibi derin bir çıkarları da var. Bu ABD’nin enerji bağımlılığıyla ilgili değil. Çünkü ABD zaten fosil yakıtlarda ihracatçı konumunda. Asıl amaç Ortadoğu’nun petrol ve gazına bağımlı olan ülkelerin bunu kendi tekellerine geçirmemeleri.

Sonuç olarak Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’in güvenliği önemlidir ve zamanla da önem kazanmaktadır. Suriye ve Türkiye ise bu resmin önemli bir parçasıdır. Sahne arkasında üzerimizde ne pazarlıkların döndüğü hakkında bilgimiz yok.

Necmettin Erbakan’ın da dediği gibi, “Bir gün mesele Suriye olursa, bilin ki hedef Türkiye’dir.

Yani asıl diyeceğim şu ki; Türkiye’ye karşı tehtid oluşturan her türlü oluşuma karşı gün birlik olma günüdür

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evrimi Öğrenmek İçin Başvurabileceğiniz Kaynaklar

Depresyonda Olan Kişinin Gözünden

Evrim Hakkında Kafa Karıştıran Sorular-2

Özsaygı Ve İnsanın Kendisini Tanıması