Başarının Hayal Kırıklığı

"Bağdat'ı almaya çalışmak Bağdat'ın kendinden daha mı güzeldi ne?"

  Bu soru cümlesi  Bağdat'ı fetheden 4. Murat tarafından kuruluyor. Hepimizin irili ufaklı bazı hayalleri vardır. Bazılarımız bu hayellerin peşinden koşarken bazılarımız buna cesaret edemiyor veya buna imkan bulamıyor. Hayellerinin peşinden koşan kimselerin de çabaları bazen boşa çıkabiliyor.
Hedefledikleri menzile varamadan başarısız oluyorlar. Yola devam etmek için gerekli enerjiyi bulamıyorlar. Bir şekilde yolun başında sahip oldukları motivasyonlarını kaybediyorlar veya artık istedikleri hedefe varmak, onlar için bir anlam ifade etmiyor. Her ne sebeple olursa olsun ya geri dönüyorlar ya da başka bir yola sapmayı tercih ediyorlar.

  Kimi zaman da aynı 4. Murat gibi senelerdir düşlediğimiz menzile ulaşsak da hayal ettiğimiz mutluluğu yakalayamıyoruz. Elimize geçen sadece başarının getirdiği düş kırıklığı oluyor. Elde ettiğimiz sonuç beklediğimiz kadar tatmin edici olmuyor. Halbuki oraya ulaşmak için ne kadar da hevesliydik. O anı düşündükçe ne kadar da heyecanlanıyorduk. Karşımıza çıkan engelleri aşmak için  gereken enerjiyi  hayalimize kavuştuğumuz anı düşleyerek elde ediyorduk.

  Evet, hedefe başarıyla varmıştık. Hayalini kurduğumuz yere ulaşmıştık. O halde sebebi neydi içimizdeki o burukluğun ve hayal kırıklığının?  Mutlu olmalıydık, sevinç duymalıydık; ama öyle olmuyordu. Boşuna mıydı o kadar zorluğa gögüs germek, engelleri aşmak? Nerde yanlış yapmıştık veya neyi yanlış yapmıştık? Hayalimiz mi hatalıydı yoksa harcadığımız zaman ve enerji bizden bir şeyler mi koparmıştı?

  Cevapları bulmak için Küçük Prens'ten yardım alalım çünkü o da bahsettiğimiz gibi bir olayla karşı karşıya kaldı. Gülünü bulmak için bütün evreni dolaştı. Zorluklarla karşılaştı, pekçok mücadele verdi. Bu yolda, güle ulaşmak hayali ise  onun motivasyon kaynağıydı. Sonunda gülünü buldu ama ne oldu? O da hayal kırıklığına uğradı. Uzun zamandır aradığı gül sıradan bir gül çıktı. Şöyle dedi:

+Yani benim sahip olduğum sıradan bir gül müydü, ama bana gülümün benzersiz olduğunu söylemişti.

Tilki şöyle yanıt verdi:
- Ama o sıradan bir gül değil ki! O senin gülün. Gülünü senin için bu kadar önemli kılan ona harcadığın zamandır.

 Evet, belki  son nokta bizi tahmin ettiğimiz bir mutluluğa ulaştırmamış olabilir. Beklediğimiz gibi bir hazza erişmemiş olabiliriz. Ama o noktaya gelmek için emek verdik, zaman harcadık. Onun hayaliyle kendimizde güç bulabildik. Önemli olan onun hayalini kurabilmekti, o yolda yorulmaktı, engelleri göğüslemek için gereken cesareti kendimizde bulabilmekti. Güzel olan yolda yorulmaktı.

  Tepeye ulaştığımızda manzara bizi etkilememiş olabilir ama unutmayın o dağı tırmanmayı göze aldık ve bu uğurda ter döktük. Zirveye ulaştığımızda manzara hayal ettiğimiz gibi olmamış olabilir. O halde yapmamız gereken hayal kırıklığı yaşamak yerine; ardımıza dönüp  bin bir zorlukla  tırmanarak kat ettiğimiz o zorlu yola bakıp "Bunu ben başardım. Ter döktüm, zaman ayırdım, emek verdim" demektir. Mutluluk tırmanırken akan terdedir. Zirvede oturmakta değil.






Başarının Hayal Kırıklığı

Yorumlar

Yorum Gönderme

Kıymetli yorumlarınız bizim için önemlidir. Bize ulaştırdığınız her öneri ve görüşü, eleştiriyi dikkate alıyor ve değerlendiriyoruz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

ORTADOĞU - SURİYE

Depresyonda Olan Kişinin Gözünden

Evrimi Öğrenmek İçin Başvurabileceğiniz Kaynaklar

Evrim Hakkında Kafa Karıştıran Sorular-2

Özsaygı Ve İnsanın Kendisini Tanıması