Gök taşı madenciliği - Geleceğin Coğrafi Keşifleri-





     Tarih iyi okunduğunda bize geleceğe dair çok şey anlatır. Hepimizin bildiği coğrafi keşiflerin dünyayı nasıl değiştirdiğini hatırlayalım. Osmanlının ticaret yollarını ele geçirmesinden sonra Avrupa'nın Doğu ile olan ticareti neredeyse durma noktasına geldi. Bunun üzerine Avupalı devletler yüzyıllardır kullanılan ticaret rotalarına alternatif olabilecek yeni rotalar aramaya başladı.

     Avrupalılar Ümit Burnunu keşfettiklerinde sadece Doğu ile ticaret yapabilecekleri yeni bir rota keşfetmediler ayrıca o zamanki dünya düzenini kökten değiştirdiler. Devletlerin desteğiyle Avrupalı kaşifler hiç keşfedilmemiş topraklara adım attılar. Keşfedilen  boş ya da karşı çıkamayacak yerlilerin yaşadığı yeni topraklar Avrupalılar için büyük nimetti. Hiç savaşmadan toprak elde eden Avrupalılar kısa süre içinde dünyayı parmaklarında oynatmaya başladılar. Zenginlik daha fazla sömürge , yeni sömürgeler daha fazla zenginlik getirdi.

    Şu anda Dünya üzerinde hiçbir devlete ait olmayan kullanılabilir toprak neredeyse yok . Bu da demek oluyor ki 21. yüzyılda bir devlet daha fazla toprak elde etmek için savaşmak zorunda. Ancak şu anda dünyadaki globalleşmiş ekonomik sistemi ve nükleer silahları düşündüğümüzde savaş en büyük devletlerin bile gözünü korkutuyor. Ancak insanoğlu artık kendi gezegeninin sınırlarını aşabilecek seviyede ve dünyanın dışında sayısız sahipsiz kaya parçası Güneşin yörüngesinde fethedilmeyi bekliyor.




     Elon Musk, son sıralarda adından sıkça söz ettiren iş adamı. Space-x ve Tesla Motors'un kurucusu. İki şirkette imza attığı fütürist projelerle tanınıyor. Tesla Motors elektrikli araçlar konusunda önümüzdeki asırda lider marka olacak gibi duruyor. Ancak Space-x belki de filmlerde gördüğümüz insanlığın kaderini değiştiren şirketlerden olabilir. Abarttığımı düşünenler için sizlerle bir haber paylaşmak istiyorum.





         Yukarıdaki haberi daha iyi anlayabilmek için gene tarihe bakalım. Eğer Nasa ve Space-x bir şekilde bahsi geçen gök taşındaki madenlerin hepsini dünyaya getirebilirse Amerika şu andaki dünyanın toplam zenginliğinden daha büyük bir zenginliğe ulaşacak. Nasıl tarihte İngiltere sömürgelerinden gelen kuvvetle yeni sömürgeler elde etmiş ve kendisinden daha kuvvetsiz ülkelere işgal faaliyetlerine girişmiş ise eski bir İngiliz kolonisi olan Amerikanın da aynı şeyi yapacağını düşünmek çok da mantıksız değil.

     İnsanoğlu yarım asırı aşkın süredir uzaya araçlar gönderse de Dünya yörüngesine uydu yerleştirmek dahi oldukça maliyetli bir iş


          kaldı ki Marsa kurulacak olan bir koloninin kendi ayaları üzerinde durana kadar Dünyadan gelen kaynaklar ile ayakta kalmasının maliyetleri düşünülemez ölçüde. Bu noktada gök taşı madenciliği Dünya dışı kolonileri mümkün kılabilir. Dünyadan uzaya roket fırlatmanın bu kadar maliyetli olmasının en büyük sebebi dünyanın nispeten kuvvetli yer çekimi. Ancak bir kere Dünyanın yörüngesine yerleşti mi işin büyük kısmı halledilmiş oluyor. Marsa Dünyadan kaynak göndermektense Güneşin yörüngesindeki gök taşlarından çıkartılan madenlerin bu işte kullanılması belki de insanoğlunun Güneş sistemini fethetmesini sağlayacak.

        Bu noktada Türkiye bu uzay yarışında kendisine nasıl bir yer edinebileceğini ciddi ciddi düşünmeye başlamalıdır. Önümüzdeki on yıl içinde ilk gök taşı madenciliği denemeleri başlayacak ve bu teknolojiye sahip ülkeler resmen ekonomik olarak çağ atlayacaklar. Bizim şu anda  maliyetleri dolayısıyla hayal olarak gördüğümüz projeler onlar için çılgın projeler olmaktan çıkacak. Türkiye gibi uzaya açılamamış ülkeler ileride gök taşı madenciliği yapan ülkelerin ekonomik baskılarının altında ,aynı endüstri devrimini yakalayamamış Osmanlı gibi, yarı sömürge durumuna düşmeleri işten bile değil.


    Yazıyı ulu önderimiz Atatürk'ün 1936 yılında Eskişehir'de söylediği bir sözle bitirmek istiyorum.


"Bir gün insanoğlu tayyaresiz de göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki Ay'dan bile bize haber yollayacaktır. Bu mucizenin tahakkuku için 2000 yılını beklemeye gerek kalmayacaktır. Gelişen teknoloji bize daha şimdiden bunu müjdeliyor.
Bize düşen görevse Batı'dan bu konuda fazla geri kalmamayı temindir."




1. Haber: 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ORTADOĞU - SURİYE

Evrimi Öğrenmek İçin Başvurabileceğiniz Kaynaklar

Depresyonda Olan Kişinin Gözünden

Evrim Hakkında Kafa Karıştıran Sorular-2

Özsaygı Ve İnsanın Kendisini Tanıması