İdam Geri Gelmeli Mi?

  Bilindiği üzere idam cezası Türkiye’de fiilen 1984’ten beri uygulanmıyor. En son idam edilen kişi Hıdır Aslan adında sol görüşe mensup bir aşırıcıydı. Fiili uygulama 1984’te son bulsa da ölüm cezası 2004’e kadar kanunda yer aldı. Bebek katili öcalan da 1999’da Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından oy birliğiyle idama mahkûm edildi. Karar daha sonra Yargıtay tarafından onansa da 2002 yılında cezası ağır müebbet hapse çevrildi.



  Dünya’da ölüm cezasını fiilen uygulayan ülkelere bakarsak bunlar Çin, İran, Suudi Arabistan, ABD, Pakistan ve hatta Japonya. Bu ülkelerin yanında kanunlarında idam cezası yer alan ama fiilen uzun süre uygulamayan Rusya ve bazı Afrika/Güney Amerika ülkeleri gibi ülkeler var. AB, Kanada, Türkiye gibi 98 ülke tarafından tamamen kaldırılmıştır.

  Peki, idam cezası neden var? İnsanları suç işlemeden caydırmak için mi yoksa adalete olan güveni artırmak için mi? Bir başkasını öldüren birini idam etmek cidden başkalarının cinayet işlemesine engel oluyor mu? Öyleyse neden idam yasası uygulamada olan ABD’de suç oranları AB’den yüksek? Ya yanlış hüküm verilirse ne yapılacak, ‘pardon sizi öldürdük ama suçunuz yokmuş affedildiniz’ nasıl denilecek?

  Diğer açıdan bakalım. öcalan gibi bir terör örgütü kurucusu ve binlerle kişindin katili olan kişiler... Bunların yaşamaya devam etmesi topluma ne fayda sağlayacak? Öldürdüğü kişilerin aileleri, sevdikleri toprağın altında yatarken katilin yaşamaya devam etmesine nasıl dayanacaklar? Veya bunun gibi teröristler toplum için bir tehdit olmaya devam etmeyecek mi her daim? Evet bir teröristi, bir tecavüzcüyü idam etmek belki bir işe yaramıyor ama idam etmeyip ömür boyu vergilerden karşılanan giderle yaşatılması ne işe yarıyor?

Hindistan'da İngilizler tarafından uygulanan topa bağlayıp idam etme yöntemi


  Asıl soru: Türkiye için idam geri gelmeli mi? Bunun hukuki ve dünya diplomasisi açısından geri getirilebilirliğini kenara bırakalım ve sadece geri gelsin mi gelmesin mi sonuçları ne olur bunlara bakalım.


  Türkiye’de idam tartışmaları belirli dönemlerde alevleniyor. Bu dönemler maalesef genelde bir tecavüz + toplumda infial yaratan cinayetle oluyor. Toplumda bir ölüm cezası isteği alevleniyor ve siyasetçiler ‘meclisten bana gelirse imzalarım’ şeklinde halkın suyuna giderek bu ateşten bir kaç oy toplama derdine düşüyor. Tabi burada ilginç olan da öcalan –idamı hak eden biri varsa en başta gelir- gibi bir şahsın cezasını müebbette çevirmede ve Türkiye’de AB müzakereleri gösterilerek ölüm cezasının tamamen kaldırılmasında etkisi olan kişilerin idamın geri gelmesini savunması. Ben bu söylevlerin samimilikten uzak, gösteriş için ve popülist eylemler olduğu düşüncesindeyim.

  Aslında temelde Türkiye için sıkıntı şu oturmuş bir yargı sisteminin olmaması. Türkiye’de kaç kişi adalete güveniyor ve tamamen bağımsız olduğunu düşünüyor ki ? Yargı kurumu bile artık siyasileşti ve amcan-dayın varsa yolunu bursun sistemine döndü. İdam yasasının Ergenekon-Balyoz sürecinde olduğunu düşünün. Kumpas kurulan askerler büyük ihtimalle rejimi yıkmak, askeri casusluk vs. gibi suçlardan idam edilecekti. Daha sonradan anlaşıldı ki –aslında o zaman da belliydi ama neyse – bu kişiler suçsuz ve yargı süreci fetö nün düzenlediği bir dümendi. O zaman ne olacaktı, bu kişilerin suçsuz olduğu daha sonradan anlaşılsa bile idam dönüşü olmayan bir ceza.

  Oturmamış ve bağımsızlığı konusunda şüphe olan bir yargı sisteminde ölüm cezası geri dönüşü olmayan yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Evet şunu kabul ediyorum, müebbet cezası alan bir terörist ömür boyu öldürdüğü kişinin yakınları tarafından verilen vergilerle yaşamaya devam edecek ve toplum için her zaman bir tehlike yaratacak. Ama sırf bu kişileri öldürmek için ölüm cezasını geri getirmek bizim yargı sistemimizde şeffaf olmayan uygulamalara ve şaibeli yargılamalara sebebiyet verecektir.

  Hep terör örgütleri üzerinden konuştuk. Bir tecavüzcünün cezası ne olmalı peki? Bu kişi 20 yıl yattıktan sonra topluma geri döndüğünde ne olacak? Rehabilite uygulamaları bu kişileri cidden değiştirecek mi veya mağdur/mağdurun ailesi bu kişilerle dışarıda karşılaştığında ne olacak? Bunlar için de idam getirilse cidden caydırıcılık yaratıp suçlar azalacak mı? Amacımız ceza vermek mi suçu ortadan kaldırmak mı?

  Sanırım hangi cezayı vermeyi tartışmak yerine insanların neden bu suçları işlediğini, altında hangi psikolojinin yattığını araştırmak ve bu nedenleri ortadan kaldırmak daha etkin ve kalıcı çözümler verecektir. Bir toplumda hırsızlığı azaltmak istiyorsanız, ceza olarak hırsızın elini kesmek yerine o toplumun refah düzeyini artırmak ve bireyler arası adaleti temin etmek daha iyi çözüm olacaktır. Bunlar sağlandığında dahi tabi ki hırsızlık yapanlar çıkacaktır. O zaman ağır cezaları vermek daha adil hale gelir. Lakin temeldeki sebeplere çözüm üretmeye çalışmadan, yarım yamalak bir adalet sistemiyle ,isterseniz kazığa oturtma cezası getirin, suç oranlarını düşüremezsiniz. Bataklığı kurutmak lazım. Bataklığı kurutamazsak istediğimiz kadar sivrisineği öldürelim, ne faydası var?

Kazığa oturtularak idam edilmiş bir kişi



  Velhasıl kelam uzun lafın kısası ülkemiz için konuşursak güvenirliği şaibeli bir yargı sistemimiz, kirli bir siyasetimiz, çamura batmış yolsuzluk/rüşvet/adam kayırmayla dönen bürokrasimiz var. Toplumda sosyal tabakalaşma, gelir adaletsizliği, yok olan bir orta sınıf, her geçen gün daha da zenginleşen kaymak tabaka, her geçen gün daha da fakirleşen yoksul tabaka var. Daha da kötüsü tüm bunların getirdiği toplumsal hoşnutsuzluk, kutuplaşma, otoriteye güven sorunu var. Hâl böyle iken idam cezasının cidden hak edenlere uygulanacağını siyasi baskı için kullanılmayacağını varsaysak bile çok geniş bir bataklık var yanı başımızda. Bunu kurutmak yerine sinekleri ister ilaçla öldürelim ister sapanla çözümün etkin olmayacağı çok açık.




Idam Geri Gelmeli Mi?



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ORTADOĞU - SURİYE

Evrimi Öğrenmek İçin Başvurabileceğiniz Kaynaklar

Depresyonda Olan Kişinin Gözünden

Evrim Hakkında Kafa Karıştıran Sorular-2

Özsaygı Ve İnsanın Kendisini Tanıması